Hoş geldiniz!

Forumumuza Kayıt Olarak, Açmış olduğumuz konulara erişebilir Ve Topluluğumuza Katılabilirsiniz!

Şimdi Kayıt Ol! Giriş yap

islam Peygamberimizin ve İslam Hakkında Batılıların İtirafları

  • Konbuyu başlatan alemextra 
  • Başlangıç tarihi
alemextra Çevrimdışı

alemextra 

Admin
Admin
Ayın En iyi Posteri
30 Ara 2023
9,192
2
38
konya


Peygamberimizin ve İslam Hakkında Batılıların İtirafları

Derleme ve Tercüme: Ali ÜNAL

Hiç şüphesiz İslâm da Kur'ân da Peygamber Efendimiz de başkalarının tezkiyesine muhtaç değildir. Bunların her biri kendi kendine ayrıca birbirlerine delildir. Bununla birlikte bilhassa Batı'da ve onların tesiri altındaki bazı yerli çevrelerde İslâm ve Kur'ân hakkında olduğu gibi Allah Resûlü (s.a.s.) hakkında da kasıtlı yayınlar yapılabilmektedir.

Fakat meseleye tam bir şartlanmışlık içinde bakmayan bir takım Batılı yazar ve araştırmacılar peygamberliğini kabul etsin etmesin Allah Resûlü'yle (s.a.s.) ve İslâm'la Müslümanlarla ilgili olarak kısmen de olsa hakkı hakikati teslim eden itiraflarda bulunmuşlardır. Bunlardan çoğunluğu itibariyle bilhassa Türkçe'de şu ana kadar yayınlanmayan bazılarını arz ediyoruz:

-Maksadı dünyayı aydınlatmak olan büyük bir ruh .

Bu Zât'ın etrafına maksatlı bir şevkle yığdığımız yalanlar bizim için sadece bir utanç vesilesidir. Sessiz ve büyük bir ruh; ancak ciddî olabilen biri. Maksadı dünyayı aydınlatmaktı; dünyayı Yaratan böyle emretmişti.

Thomas Carlyle Heroes and Hero Worship and the Heroic in History 1840.

-Müslümanları tiplemede sahtekârlık .

Bir elinde kılıç diğer elinde Kur'ân'la resmedilen Müslüman asker tipi sadece bir sahtekârlıktan ibarettir.

A. S. Tritton Islam 1951.

-Fanatik Müslümanlar masalı.

Tarih gösteriyor ki dünyayı süpüren ve hâkimiyetleri altına aldıkları ırkları kılıcın ucuyla İslâm'ı kabule zorlayan fanatik Müslümanlar masalı tarihçilerin tekrarlayageldikleri en fantastik ve en saçma hurafelerden biridir.

De Lacy O'leary Islam at the Crossroads Londra 1923.

-Krallıktan kaçan çok tabiî bir zühd hayatı.

Muhammed'in sağduyusu krallığın ihtişamını çok hakir görüyordu. Allah'ın Elçisi ailesinde bir hizmetçi gibi davranıyor ateşi yakıyor yeri süpürüyor koyunları sağıyor elbiselerini ve ayakkabılarını bizzat kendisi tamir ediyordu.

Bir rahip bir keşiş görüntüsü verme gereği de duymadan çok tabiî bir zühd hayatı yaşıyordu.

Edward Gibbon The Decline and Fall of the Roman Empire 1823.

-Ahlâkın gücü ve dininin dupduru hâliyle devamlılığı

Muhammed'in hayatının en büyük başarısı sadece ahlâkının gücünde yatmaktadır.

Hayranlığımızı çeken O'nun dininin anlatılması değil devam edebilme gücüdür. O'nun Mekke ve Medine'ye nakşettiği aynı duru ve mükemmel tesir onca olup bitene rağmen 12 asırdır Hint Afrikalı ve Türk Müslümanlarca aynen korunmaktadır.

Onlar inanç ve ibadetlerinde yönelip kendisine bağlandıkları makamın beşer seviyesine düşmesine karşı durmayı daima bilmişlerdir. "Bir Allah'a inanırım ve Muhammed Allah'ın Resülü'dür." İslâm'ın sade ve değişmeyen temelidir.

Ulûhiyet kavramı hiçbir zaman bir putla değerden düşürülmemiş Peygamber'e verilen değer asla beşerî sıınırı aşmamış ve O'nun getirdiği ve canlılığını sürekli koruyan prensipler takipçilerinin kendisine karşı duyduğu saygı ve teşekkür hislerinin hep akıl ve din sınırları içinde kalmasını sağlamıştır.

Edward Gibbon Simon Oakley History of the Saracen Empire Londra 1879.

-"Ne daha önce ne de daha sonra O'nun gibisini görmedim."

Koruduklarının en vefalı koruyucusu ve konuşması en tatlı en kabul edilir olandı. O'nu ilk görenler karşısında önce saygıyla ürperir yanına yaklaşanlar ise O'nu sever ve O'nu tarif edenler "Ne daha önce ne de daha sonra O'nun gibisini görmedim." derlerdi.

Çok az konuşurdu fakat konuştuğu zaman da vurgulu ve bilerek konuşur ve dinleyen kimse O'nun söylediklerini unutmazdı.

Lane-Poole Speeches and Table Talk of the Prophet Muhammad.

-Sağlam bir arkadaş vefalı bir yoldaş bir fakir dostu .

Fakirlere karşı cömertliği o derecedeydi ki sık sık bizzat kendi ailesi aç kalırdı. Fakirlerin sadece ihtiyaçlarını gidermekle kalmaz onlarla sohbete oturur ve acılarını büyük bir içtenlikle paylaşırdı. Sağlam bir arkadaş vefalı bir yoldaştı.

W. C. Taylor The History of Muhammadanism and its Sects.

-Herkese karşı sevgiyle dopdolu ve lekesiz bir şahsiyet .

Muhammad halkı için parlak bir örnekti. Şahsiyeti öylesine pâk ve lekesizdi. Evi elbisesi yiyecekleri... kısaca bütün hayatı sade idi. Sun'ilikten o kadar uzaktı ki arkadaşlarından asla özel bir saygı beklemez; bizzat kendisinin gördüğü kendi şahsî hizmetini kendisine kölesinin bile yapmasını istemezdi. Herkes her zaman huzuruna girebilirdi.

Hastaları ziyaret ederdi ve herkese karşı sevgi doluydu. Toplumunun iyiliğine duyduğu ilgi ve bu konuda gösterdiği gayret ölçüsünde de cömert ve âlicenap idi.

Dr. Gustav Weil History of the Islamic Peoples.

Sir Georged Bernard Shaw The Genuine Islam 1936 1: 8.

-Tarihte hem seküler hem de dinî alanda mutlak mânâda muvaffak olmuş tek insan

Dünyayı en çok etkileyen şahıslar listeninin başına Muhammed'i koymuş olmam bazı okurları şaşırtacak bazılarınca da sorgulanacaktır. Fakat tarihte hem seküler hem de dinî alanda mutlak mânâda muvaffak olmuş tek insan O'dur.

Denebilir ki Muhammed'in İslâm üzerindeki şahsî tesiri İsa Mesih ve Aziz Pavlos'un Hıristiyanlık üzerinde birlikte bıraktıkları tesirden daha fazladır. Seküler ve dinî tesirin tarihteki eşi görülmedik bir şekilde birleşmesi Muhammed'in tarihin en etkili şahsı olmasına yetmektedir.

Michael Hart The 100 A Ranking of the Most Influential Persons in History New York 1978.

-Beşerî tanınmışlığın ölçüleriyle değerlendirildiğinde hangi fâninin şerefi O'nunkiyle mukayese edilebilir?

Elindeki imkânların kıtlığı buna karşılık başardığı işlerin boyutu ve kalıcılığı O'nun ismini dünya tarihinde sadece Mekkeli Peygamber olmanın çok ötesine taşımaktadır. Güzel şehirler devlet sarayları ve mâbedler varlıklarını O'nun sayısız hanedana aşıladığı hareket ve hamle kabiliyetine borçlu olup çok geniş ülkeler ve eyaletler de yine O'nun sayesinde imana teslim olmuştur.

Bütün bunların ötesinde O'nun sözleri nesillerin inancını belirlemiş hayatlarının prensipleri olarak kabul edilmiş ve öbür dünya adına rehber olarak benimsenmiştir.

Binlerce mâbedde mü'minler Allah'ın Peygamberi Resüllerin sonuncusu olarak kabul ettikleri bu Zât'a salâvat getirir. Beşerî tanınmışlığın ölçüleriyle değerlendirildiğinde hangi fâninin şerefi O'nunkiyle mukayese edilebilir?"

J. W. H. Stab Islam and Its Founder.

-Allah'a imanın şekillendirdiği insan.

Muhammed'in dehâsı İslâm yoluyla Araplara üflediği ruhtur ki onları yüceltmiştir. Onları ataletten ve kabilevî tıkanıklıktan çok büyük bir devlet olmaya yükseltmiştir.

Muhammed'in Allah inancının yüceliği ve bunun O'nun karakterine ve davranışlarına kattığı sadelik ciddiyet ve duruluktur ki bütün çekiciliği ve gerçek ilham gücüyle Arapların ahlâkî ve zihnî dokusunu oluşturmuştur.

Arthur Glyn Leonard Islam Her Moral and Spiritual Values.

-Ümmî fakat aynı anda okumuşu tesirine alan okumamışa hükmeden yön verici bir edâ .

Kendisi bütünüyle ümmî fakat tabiat kitabını çok iyi okumuş bulunan zihni en okumuş ve akıllı muhalifleriyle tartışmalara girmiş ve takipçileri içinde en alt seviyede bulunanların bile idrak seviyesine seslenebilmiştir.

Sade belâgatı izzet ve inceliği bir araya getirebilmesiyle büyük etki gücü kazanıyor iç ihtişam ve hürmet telkin ediciliğiyle çok içten bir sevecenliğin birleştiği yüz ifadeleri karşısındaki insanlara sevgi ve hürmet telkin ediyordu.

Aynı anda okumuşu tesirine alan okumamışa hükmeden bir dehâ veya yön verici bir edaya sahipti."

Charles Stuart Mills History of Muhammadanism.

-Ümit vermeyen bir malzemeden olağanüstü bir ürün.

"Muhammed çok kısa bir ömürde hiç de ümit vermeyen bir malzemeden -dönemin Arapları- o ana kadar coğrafî genişliğinden başka bir şeyi olmayan bir ülkede öyle bir din tesis etti ki bu din çok geniş sahalarda Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin mutlak önüne geçtiği gibi çok kısa bir süre içinde ve çok geniş bir alanda dönemin medenî dünyasının en gözde bölgelerini içine alan pek büyük bir devletin temellerini oluşturdu.

Philip K. Hitti History of the Arabs 1951.

-Tek ve büyük bir gerçeği hayatının zembereği yapmış ciddiyet ve tevazu sembolü .

Muhammed tarihin tek ve büyük bir gerçeği hayatlarının zembereği yapma saadetine ermiş birkaç mutlu insanından biridir. O Allah'ın Resülü idi ve hayatın sonuna kadar kim olduğunu ve varlığının özünü oluşturan mesajını hiçbir zaman unutmadı.

Aldığı mesajları halkına çok büyük memuriyetinin şuurunda olmaktan kaynaklanan büyük bir ciddiyetle fakat aynı zamanda en tatlı bir tevazu ile iletti."

Stanley Lane-Poole Studies in a Mosque.

-İslâm ve kılıç teorisini hiç bir araştırmacı kabul edemez .

Başka hiç bir din İslâm ölçüsünde hızlı yayılmadı. Batı bu dinî yayılışın ancak kılıç yoluyla mümkün olabileceği inancına kapılmıştır. Fakat hiçbir modern araştırmacı bu görüşü kabul etmiyor; Kur'ân'ın vicdan hürriyetine verdiği destek çok açıktır.

K. S. Ramakrishna Rao Mohammed: The Prophet of Islam 1989.

-İslâm'la insan yalnızca Allah'a kul ve başka hür insanlara karşı belirli vazifeleri olan hür bir varlık hâline geldi .

İslâm'la birlikte ruh peşin hükümlerden insan iradesi de kendisini sözde gizli güçlerin belli sırlar sahibi olduklarını ileri sürenlerin ve kurtuluş alıp-satanların iradesine tâbi kılan bağlardan kurtuldu ve neticede Allah'la kul arasında aracılık kalktı ve dolayısıyla başkalarının iradeleri üzerinde salâhiyet iddia edenler tahtlarından oldular. İnsan yalnızca Allah'a kul ve başka hür insanlara karşı belirli vazifeleri olan hür bir varlık hâline geldi.

Dr. Laura Veccia Vaglieri Apologia dell İslamismo s. 33-34.

-Tavizsiz tevhid inancı Aşkın Varlığın hâkimiyetine sarsılmaz iman .

Bu tavizsiz tevhid inancı aşkın bir varlığın mutlak hâkimiyetine olan sade ve sarsılmaz iman İslâm'ın ana gücünü teşkil ediyor. Bu dinin bağlıları çoğu dinlerin bağlılarında görülmeyen ve bilinmeyen şuurlu bir rıza tatmin ve sabır duygusuna sahipler.

Müslüman ülkelerde intihar hâdisesine pek nadir rastlanıyor.

Philip K. Hitti History of the Arabs 1951 s. 129

-İslâm kültürünün belirleyici tesirinin görülmediği hiçbir insanî gelişme buudu yoktur .

Müslüman Araplar olmasaydı modern Avrupa medeniyeti bütün tekâmül safhalarını aşmasını sağlayan bir hüviyete asla bürünemezdi. İslâm kültürünün belirleyici tesirinin görülmediği hiçbir insanî gelişme buudu yoksa da bu tesir modern dünyanın en büyük kuvvet ve muzafferiyet kaynağını oluşturan tabiî bilimler ve ilim ruhu sahalarında çok daha fazla belirgindir...

Bilim dediğimiz şey Avrupa'da yeni araştırma ruhunun yeni inceleme metotlarının deney ve gözlem metodunun matematiksel ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin neticesinde ortaya çıkmıştır ki bunlar eski Yunan'ın malûmu değildi. Bu ruh ve bu metotlar Avrupa'ya Araplar tarafından getirilmiştir.

Robert Briffault The Making of Humanity.

-İslâm'ın değiştirici gücü .

"Muhammedîlik (İslâm için yanlış bir ifade -Mütercim-) kabul edildiği zaman putperestlik totemizm çocukları öldürme büyücülük hemen kaybolur. Kirliliğin yerini temizlik alır ve İslãm'ı kabul eden kişi şahsî bir şeref haysiyet ve kendine güven duygusu kazanır. Hayasızca yapılan danslar oyunlar ve cinsler arası ahlâksız münasebetler sona erer; kadının iffeti kabul edilen bir fazilet hâlini alır. Çalışkanlık tembelliğin yerine geçer ve keyfîlik yerini kanuna bırakır. Düzen ve temkin yerleşir.

Kan davalarıyla hayvanlara ve kölelere kötü muamele yok olur. İslâm batıl inançlarla her türlü tefessühü silip süpürmüştür. İslâm boş polemiklere karşı bir baş kaldırmadır. Kölelere ümit insanlığa kardeşlik ve temel insan fıtratına tanıma getirmiştir.. İslâm'ın yerleştirdiği faziletler edep nefse hâkimiyet temizlik iffet adalet ****net cesaret cömertlik misafirperverlik dürüstlük ve sabırdır..

İslâm Müslümanlar arasında tam bir kardeşlik ve eşitlik vaz' eder. Kölelik İslâm inancının bir parçası değildir. Çok kadınla evlilik şartlara bağlıdır ve zor bir iştir. Kaide olmaktan ziyade sadece bir istisnadır. Musa onu yasaklamamış Davud uygulamış İncil de açıkça men etmemiştir. Muhammed ise onu sınırlandırmış ve belli şartlara bağlamıştır.

Müslümanlar Allah'ın iradesine teslimiyetleri nefse hâkimiyetleri ve iffet doğruluk ve İslâm kardeşliği sayesinde kendilerini taklitle çok şeyler kazanacağımız bir model oluşturmuşlardır.

İslâm Hıristiyan dünyanın üç baş belâsı olan sarhoşluk kumar ve fuhşu ortadan kaldırmıştır. İslâm medeniyet adına Hıristiyanlıktan çok daha fazla şey ortaya koymuştur. Dünyanın üçte birinin Muhammed'in itikadına bağlanması bir mûcize belki bir insandan ziyade aklın mûcizesiydi.
 

Konuyu görüntüleyenler

  • Din Kültürümüz
  • Hz Muhammet S.a.v
  • Yasal Uyarı Görmek İçin Tıkla
    Geri
    Üst
    Combeki Media