Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

 

 

 

Konu: Atatürk'ü Ağlatan Olay

  1. #1
    alemextra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: alemextra âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 02.Ekim.2003
    Yaşı: 42
    Mesajlar : 7,685
    Tecrübe Puanı : 10
    Array

     

    Post Atatürk'ü Ağlatan Olay

    images/yorumlarinizi.png




    Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal"in özel treni Eskişehir"e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi savaş sonrası Anadolu"sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir"e gidip annesini görecek. Ve Latife"yi.

    Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal"in ve bir türlü uyku tutturamıyor.

    Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

    “Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.

    İşte sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: "Anamız öldü paşam!" diyemem. Onun yüreği anası için atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam telgrafı uzatsam "Paşam sen sağ ol" desem "Eyvah demez mi?" "Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

    Ali Çavuş anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İçeriden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.

    Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:

    “Emret Paşam”.

    Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

    “Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”

    “Uyku tutturamadım da Paşam”

    “Annemden bir haber var mı?”

    “Az önce bir telgraf geldi dediler şifreyi çözünce size sunacaklar.”

    “Boşuna kıvranma Ali benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım.”

    Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:

    “Ne olan ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah.”

    Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.

    “Az önce dalmışım rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı anamızı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç hiç!..”

    Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken.. Mustafa Kemal emri verdi:

    “Çocuk! Al getir şu telgrafı hemen!”

    Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz çözümü getiren görevliyle karşılaştı.

    “Ver onu” dedi. “Paşamız bekliyor.”

    Kağıdı aldı içeri girdi selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi.

    “Millet sağ olsun.”
    Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.

    “Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama Anavatan kurtuldu. Bununla da te selli bulurum. Benim için ikisi bir.”

    İşte ben bunun için:

    "Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini" diye cevap vermedim mi Namık Kemal"e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık hıçkırıklarla içli içli ağlıyorlardı.


    Facebook Sayfamızı Begen | Dil Seçimi / Language selection

  2. #2
    AnkaKuşu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: AnkaKuşu âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 06.Şubat.2009
    Mesajlar : 16
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png
    Ellerine Sağlık
    Dj Beeotch

    |l|lllll|l||ll||lll||lll|
    ²¹°¹³²³ °¹²¹³¹³²¹¹
    Her Hakkım Saklıdır®

    Victor Hugo


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Sosyal Bağlantılar

Sosyal Bağlantılar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

 

 

 

  • | Çocuk Şarkıları | Wood Workng | Non Stop Konya | Dizi Haber | Forex Demo Hesap |
  •