Hoş geldiniz!

Forumumuza Kayıt Olarak, Açmış olduğumuz konulara erişebilir Ve Topluluğumuza Katılabilirsiniz!

Şimdi Kayıt Ol! Giriş yap

islam Namazların Rekat Sayısı Sabit midir

  • Konbuyu başlatan alemextra 
  • Başlangıç tarihi
alemextra Çevrimdışı

alemextra 

Admin
Admin
Ayın En iyi Posteri
30 Ara 2023
9,183
2
38
konya

Namazların Rekat Sayısı Sabit midir

Geçen gün bir televizyon konuşmasında Diyanet İşleri Başkanımız dinde öylekonular vardır ki asla değiştirilemez dedikten sonra şöyle bir örnek verdi.Sabah namazı 2 rekât fazdır bunu birisi çıkıp ta dört rekât kılalım diyemezdedi.

Gerçekten de sabah namazını ikirekât farz namaz kılmak yerine dört rekât farz kılamaz mıyız? İki rekâtkılınması Allah emrimidir? Gelin bu konuyu birlikte elimizdeki Kur’an ve diğerbilgiler ışığında birlikte düşünelim.

Önce şunu söylemeliyim ki Allah bizKur’an da her şeyden nice örnekleri değişik misallerle açıkladık ki anlayasınızder. Ayrıca yine bir ayetinde biz Kur’an da hiç bir eksik bırakmadık Allahunutucu değildir diyerek bizlerin Kur’an ın ipine sarılmamızı emreder. Çokdaha önemlisi Zühruf 44. ayetinde bakın çok açık bir hüküm verir.

Zühruf 44: Doğrusu o Kur'an seniniçin de kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.

Bu bilgiler ışığında namazın rekât sayıları konusunu gelin önce Kur’an asoralım. Bakalım bizlere nasıl bilgiler verecek çünkü Allah sizleri Kur’an dansorumlu tutuyorum diyor. Tabi aşağıdaki ayeti de unutmadan.

Hud 1: Elif lâm râ. Bu hikmetsahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlamkılınmış sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır.

Allah namazı kılarken ses tonumuzunbile nasıl olacağının örneğini vermiş ise namazımızın uzunluk ya da kısalığıhakkında da bizlere mutlaka bir bilgi vermiştir. Allah Kur’an da yeni doğanbir bebeğin kaç ay anne sütünü emmesi gerektiği konusunda bile bilgiveriyorsa Kur’an ın üzerinde çok durduğu namaz konusunda eğer sabit vedeğiştirilemez bir rekât sayısı olsaydı onu da bizlere bildirmez miydi? Konuüzerinde düşünmeye ve araştırmaya devam edelim.

Nisa suresi 102. ayetinde Allah zorbir anımızda korku ve savaş halinde kılacağımız namazımızın tarifini yapıyor.

Peygamberimizin imamlığında askerin bir bölümünün namaza durması ve kıyamrükû secdeden sonra namazın bittiğini daha sonra da geri kalan askerle aynışeklide diğerlerine de namazı peygamberimizin kıldırdığı örneği verilir.

Buradan da anlıyoruz ki kısaltılmışnamaz bir rekâttır. Şöyle düşünenler de var. Normal şartlarda ise tüm namazlarKur’an a göre iki rekâttır. Çünkü peygamberimiz askerlerinin her iki yarısı ileayrı ayrı kılarak iki rekâtı tamamlamıştır. Bu örnekten bu sonucu çıkarmakbana göre çok zorlayıcı olur. Kur’an ın anlatım mantığını da uymaz. Peki ozaman normal kılacağımız namazlarımız kaç rekât olmalıdır? Sınırlama var mıdır?

Allah kısaltılmış rekâtı tarif ettikten sonra normal namazlarımızı kılmakonusunda ise şöyle söyler.

Nisa 103: Namazı kıldınız mı gerek ayakta gerek otururken ve gerek yanyatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkünamaz müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Allah bu ayetinde aslında sorduğumuz sorunun cevabını veriyor ve güvenli birortamda NAMAZINIZI TAM OLARAK KILIN diyor. Sizler tam olarak kılın sözünden neanladınız? Kur’an da Allah güvensiz bir ortamda kılınacak kısaltılmış namazıntarifini uzunluk-kısalık örneğini verdiği halde güvenli sakin bir zamanımızdakılacağımız bir namazın sınırlandırılmış örneğini vermiyor herhangi bir sınırkoymuyor. Peki bizler bu sözlerden ne anlamalıyız?

Allah mümin un suresi 2. ayetinde bakın ne diyor.

(Onlar ki namazlarında huşu içindedirler.)

Demek ki huşu içinde Allah ın huzuruna duracağımız zaman bizlere bırakılmışAllah tarafından bir sınırlama asla konmamıştır. Eğer bir sınırlama konmuşolsaydı her şeyden nice örnekler verdim diyen Rabbimiz bunu da açıklar vekısaltılmış namazında izah ettiği gibi bunu da bizlere örneklerle bildirirdi.

Allah Enam suresi 57. ayetinde hüküm yalnız ve yalnız Allah ın der. Budemektir ki normal şartlarda kılacağımız namazlarımızın rekât sayısını Allahsınırlamamış bu konuda hiçbir hüküm vermemiştir. Allah ın hüküm vermediği birkonuda bizlerin konuşması bunlar Allah katındandır demesi haramların enbüyüğüdür.

Allah Araf suresi 33. ayetinde çokdikkat çekici bir uyarı yapar ve hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyisöylememizi haram kıldığı uyarısını yapar. Lütfen söylediklerimizi veinandıklarımızı Kur’an süzgecinden geçirelim.

Şimdide bu konuyu kısaca rivayet hadislerde araştıralım. Önce peygamberimizinbirçok kez tekrar ettiği hadisini/sözünü size hatırlatmak istiyorum.

4107 - Ebu Sa'idi'l-Hudriradıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyleemrettiler: "Benden Kur'an dışında bir şey yazmayın. Kim Kur'an'dan başkabir şey yazmış ise onu imha etsin."
Müslim zühd 72 (3004).

Demek ki peygamberimiz asla Kur’anın dışına çıkmamış bu çok açık. Zaten Allah elçisine sana indirdiğimlekullarıma hükmet diye ayet indirmişti hatırlayınız. Sizleri Kur’an dan sorumlututuyorum diyen Yaradan daha sonra Kur’an dışından Kur’an ın hiç bahsetmediğibilgilerden hükümlerden de sorumlu tutar mı?
Rivayet hadislerden bir örnek dahavermek istiyorum.

2308 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ)anlatıyor: "Allah namazı (ilk defa farz ettiği zaman iki rekat olarak farzetmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiğişekilde sabit tutuldu."
Buhârî Salât 1 Taksîru's-Salât 5 Menâkıbu'l-Ensâr 47; MüslimSalâtu'-Müsâfarî 2 (685); Muvatta Kasru's-Salât 8 (1146; Ebü Dâvud Salât270 (1198); Nesâî Salât 3 (1 225).

Yukarıda sizlere verdiğim rivayethadiste namazın ilk önce iki rekât farz olduğunu daha sonrada Allah hazerdedörde tamamlandığını söylüyor. Yolcu ya da korku halindeki namaz ise aynıkaldığı anlatılıyor.

Bu bilgiler ışığında hemen kendimize soralım. Böyle detaylı bir bilgi Kur’an dayok. Peki bu bilgi nereden alınmış da Allah namazın rekât sayısını önce ikirekât farz kıldı daha sonra dörde çıkardı diyebiliyoruz. İşte bizler İslam ıböyle yaşıyoruz. Rabbimiz emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin diyeuyardığı halde hiç sorgulamadan iman edip gidiyoruz. Rivayetlerde böylecedeğişmez Allah emri oluveriyor.

Sizlere verdiğim bu bilgilerden sonra sizler sabah namazının farzını iki rekâtyerine dört rekât kılamayız diyebilir misiniz? Bu sözü ne Kur’an doğruluyornede rivayet hadisler. Elbette önemli olan sorumlu olduğumuz KUR’AN dır.

Bu konu ile ilgili bir rivayet hadis daha vermek istiyorum. Gerçi rivayetleriyazdıkça kafanız daha çok karışacak ama bazı gerçekleri görebilmek farkedebilmek için yanlış bilgiler bile bizlere ders veriyor.

2307 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Allah namazıpeygamberinizin diliyle hazerde dört seferde iki korku halinde de dört rekatolarak farz kılmıştır."
Müslim Salât 5 (687); Ebü Dâvud Salât 287 (1247); Nesâî Taksir 1(3118119).

Sanırım bu rivayet hadis kafanızıiyice karıştırdı. Bizler Kur’an dan uzaklaşıp rivayetlerle imanımızı yaşarsaksanırım kafamız daha çokkkk karışacaktır.

Allah fecir vakti kılınan yanisabah namazından bahsederken İsra 78. ayetinde bu zamanın huşu içinde Allaha kulunun zikir yapacağı günün en huzur içinde yakardığı bir zaman olarakbahseder. Bu zamanın melekler tarafından şahitli olduğu yorumu da yapılmıştırayette.

Allah ın çok özel namazın en uygunvakti olarak işaret ettiği sabah namazının vaktinde sizce Allah bana ikirekâttan fazla namaz kılmayın demiş olabilir mi? Eğer demediyse bunusöylemekle Müslümanları namazın en uygun zamanı olan fecir vaktinde gerektiğikadar namaz kılmak isteyenleri engellemek değil de nedir?

Namaz Allah ile kulu arsında birkapıdır. Kulunun Rabbinden istekte bulunma anıdır. Allah buna üst bir sınırkoymadıysa başka hiç kimse buna sınır koyamaz. Lütfen bunu unutmayalım. Önemliolan namazlarımızda huşu ve ciddiyetle Allah ın huzurunda kalabilmektir.

Bugün namazlara konmuş olan rekâtsınırlaması toplumun cami kültürünün yaygınlaşması adına konmuştur. Elbettehiçbir sakıncası yoktur. Hatta birliktelik sağlamıştır diyebiliriz.Peygamberimizin ümmetine yalnız Kur’an ile hükmetmiş olduğu gerçeğini lütfengöz ardı etmeyelim. Çünkü Allah bu konuda birçok ayetiyle elçisine emirvermiştir. Eğer bizleri bağlayıcı bir rekât sınırlaması olsaydı oda Kur’an damutlaka açıklanırdı.

Peygamberimiz Kur’an dışından aslahiçbir bilgi yazdırmamış yazımını yasaklamış ve bizleri yalnız Kur’an asarılmamızı istemiştir. Bu konuda birçok ayet zaten vardır. Bunun tersinidüşünmek Kur’an ın birçok ayetini inkar etmek üstünü örtmektir hatırlatırım.

Peygamberimizin vefatından sonradört halife devrinde de hadis yazımı ve nakli yasağı devam etmiştir. Bu konudada dört halife devrinden örnekler vermek istiyorum.

Hz. Ebu Bekir peygamberinvefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyle demişti: “Sizler Peygamberdenhadis rivayet ediyorsunuz ve bu hadislerde ihtilafa düşüyorsunuz. Sizdensonrakiler ise daha fazla ihtilaf edecektir. Peygamberden hiçbir şey tahdisetmeyin. Size bir soru soran olursa “Bilgimizle sizin aranızda Allah’ın kitabıvar” deyin ve onun helal kıldığını helal haram kıldığını haram kılın”
[Zehebi “Teskiretu’l Huffaz I2-3]

Hadisler Ömer döneminde çoğalmıştı.Ömer halktan beraberlerinde bulunan hadis sayfalarını getirmelerini istedi.Sonra bunların yakılmasını emrederek şunu söyledi: Kitap Ehli’nin Mişna’sı gibiMüslümanların Mişnası’dır bunlar.
[İbn Sad/Tabakat 5/140]

Hz. Osman çok hadis nakletmelerinden ötürü Ebu Hureyre’yi Devş dağlarınagöndermekle Kab’ı Kırede dağlarına göndermekle tehdit etmiştir.
[Tahzırul Havas 10b. ]

Hz. Ali’den rivayet edildiğine göre o yanında yazılı sahifeler bulunankimseleri bunlara müracaat etmekten sakındırmış ve “Sizden önceki insanlarRabb’lerinin Kitabını terk ederek âlimlerinin sözlerine uydukları için helakolmuşlardır” demiştir.
[İbn Abdilberr 108]

Peygamberimiz ve en yakın ashabı hadis nakli konusunda çok titiz davranmış vetoplumu Kur’an a yönlendirmiştir. Peygamberimiz Kur’an dışından hiçbir bilgiyazdırmadıysa bizleri bağlayan yalnız Kur’an olduğunu bilmeliyiz. ElbetteKur’an ın özüne ters düşmeyen geleneklerimizin de yaşanmasında hiçbir sakıncayoktur. Ama geleneklerimizi dinleştirmeden bunlar olmadan İslam ı yaşayamayızdemeden.

Mahşer günü peygamberler kendi ümmetine şahitlik yapacağını Kur’an söylüyor.Bu düşünceden yola çıkarak şu soruyu kendimize lütfen soralım. Mahşer günüRabbimiz elçisine dönerek şöyle bir soru sorduğunu düşünelim.

( Ey Resulüm sen mi söyledinkullarıma benim huzuruma fecir vaktinde namaza durduğunuzda yalnız 2 rekâtfarz namaz kılın daha fazla olmasın diye?)

Sizce böyle bir soruyu Rabbimizelçisine sorduğunda Kur’an ile yatan Kur’an ile kalkan bizler için örnekpeygamberimiz nasıl bir cevap verebilir? Bu sorunun cevabını bizler mutlakabulmalıyız. Tabi mahşer günü pişman olmak istemiyorsak. Sizce bu cevabı Kur’anda mı aramalıyız yoksa emin olamadığımız rivayet hadislerde mi? Yorumsizlerin.

İslam dinine fitne ve fesat öyle bir girmiş ki neyin doğru neyin yanlış olduğubirbirine karışmış. Çünkü Kur’an devre dışı kalmış. Dilerim Rabbimden eldeKur’an aklıyla iman eden O azınlık halis kullarından oluruz.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
 

Konuyu görüntüleyenler

  • Din Kültürümüz
  • İslami Bilgiler
  • Yasal Uyarı Görmek İçin Tıkla
    Geri
    Üst
    Combeki Media