Hoş geldiniz!

Forumumuza Kayıt Olarak, Açmış olduğumuz konulara erişebilir Ve Topluluğumuza Katılabilirsiniz!

Şimdi Kayıt Ol! Giriş yap

Hadis (Hadis-i Şerifler) (6)

  • Konbuyu başlatan alemextra 
  • Başlangıç tarihi
alemextra Çevrimdışı

alemextra 

Admin
Admin
Ayın En iyi Posteri
30 Ara 2023
9,192
2
38
konya

662. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Kul önemsemeden ve farkina varmadan Allahin hosnut oldugu bir söz söyler bu sebeple Allah onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden Allahin öfkesini gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Buhârî.

663. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"insan sabaha erisince organlari dili susturup söyle derler: Hakkimizda Allahtan kork! Çünkü biz seninle beraberiz dogru olursan biz de dogru oluruz egri olursan biz de egri oluruz."
Ebû Saîd radiyallahu anh. Tirmizî.

664. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim bana iki bacagi arasi ile iki dudagi arasini garanti ederse ben de ona cenneti garanti ederim."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Buhârî.

665. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"insanlarin kalbini çelmek için konusma sanatini ögrenen kimsenin Allah ne farzini ve ne de nafilesini kabul eder."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

666. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Meryemoglu isa yolda bir domuza rastladi: "Haydi selâmet içinde geç!" dedi.
Kendisine "Sen bunu domuza mi söylüyorsun?!" diye itiraz edilince:
"Ben dilimi kötü söze alistirmaktan korkuyorum" diye cevap verdi."
Yahya radiyallahu anh. Mâlik.

667. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kisinin insanlar bozuldu dedigini duyarsaniz anlayin ki o sahis en fazla bozulanlarin içindedir."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Müslim.

668. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kisinin kanitsiz ve dayanaksiz söz söylemesi ne kötüdür."
Ebû Kilâbe radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

669. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Her kim müslüman kardesini bir günah yüzünden ayiplarsa onu kendisi de isleyinceye kadar ölmez."
Muaz radiyallahu anh. Tirmizî.

670. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Mümin kusur bulucu lânet edici azgin ve hayasiz olamaz."
Ibn Mesûd radiyallahu anh. Tirmizî.

671. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme dediler ki:
"Müsriklere beddua et ve onlari lânetle!"
Cevaben söyle buyurdu:
"Ben rahmet olarak gönderildim lânetleyici olarak degil."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Müslim.

672. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu:
"Giybet nedir bilir misiniz?"
"Allah ve Resûlü bilir" dediler.
"Birinizin kardesini hoslanmadigi sey ile anmasidir."
Bunun üzerine bir adam dedi ki:
"Ey Allahin Resûlü! Anlattiklarim ya o kardesimde bulunursa?"
"Anlattiklarin o kardesinde bulunursa onun giybetini yapmis olursun. Anlattiklarin onda yoksa o zaman ona iftira etmis olursun!" buyurdu.
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Tirmizî.

673. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Haksiz yere müslümanin namus ve sahsiyetine satasmak günahlarin en büyügüdür."
Saîd radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

674. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bana bir kimse sahabilerimin birinden bir sey ulastirmasin! Zira ben onlarin yanina içim arinmis ve rahat olarak çikmak istiyorum."
Ibn Mesûd radiyallahu anh. Tirmizî.

675. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ahlâken insanlarin en güzeli idi. Benim sütten yeni kesilmis olan küçük bir kardesim vardi. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ona söyle derdi:
"Ey Ebû Umeyr! Ne yapti Nugeyr?" Nugeyr çocugun kendisiyle oynadigi bir kustu.
Çogu kez o evimizdeyken namaz vakti gelirdi. Üzerinde oturdugu siltenin süpürülüp temizlenmesini ve üzerine su serpilmesini emrederdi. Sonra kalkar namaza dururdu. Biz de onun arkasina saf olurduk ve bize namaz kildirirdi.
Enes radiyallahu anh. Buhârî.

676. Bir kadin Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelip söyle dedi:
"Bizi bir deveye bindir!"
"Sizi devenin yavrusuna bindireyim" buyurdu.
"Biz devenin yavrusunu ne yapalim!"
"Her deve bir baska devenin yavrusu degil mi?" buyurdu.
Enes radiyallahu anh. Tirmizî.

677. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "Ey iki kulakli!" diye hitap ederek bana saka yapti.
Enes radiyallahu anh. Tirmizî.

678. Dediler ki:
"Ey Allahin Resulü! Sen de saka yapiyorsun."
Söyle buyurdu:
"Ben yine de dogruyu söylerim."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Tirmizî.

679. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ne ciddi ne de saka olarak biriniz kardesinin malini almasin!"
Ibn Sâib radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

680. Ensardan bir adam konustugu zaman insanlari güldürürdü. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir defasinda onun bedenine çubukla vurmustu.
Adam "Ey Allahin Resûlü! Senden kisas hakkimi almama izin ver!" dedi.
"Buyur o hakkini al!"
"Ancak o zaman benim bedenim açikti seninki ise kapali" deyince Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem gömlegini çikardi.
Adam onu hemen kucaklayip bedenini öptü ve "Zaten maksadim bu idi ey Allahin Resûlü!" dedi.
Useyd radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

681. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim haksizken tartismayi birakirsa cennetin kiyisinda onun için bir kösk yapilir. Hakli oldugu hâlde birakirsa cennetin ortasinda onun için bir kösk yapilir. Kimin de ahlâki güzel olursa ona cennetin en üstünde kösk yapilir."
Ebû Ümâme radiyallahu anh. Tirmizî.

682. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kardesinle tartisma! Çünkü konunun anlasilmasini engeller ve belasindan da emin olunmaz.
Ayrica tutamayacagin bir sözü de verme!"
Ibn Abbas radiyallahu anh. Rezîn.

683. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"insanlari güldürmek için yalan yanlis konusan kimsenin vay hâline!
Ibn Hakîm radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

684. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Senin dogru söyledigine inanan bir adama yalan söylemen en büyük hainliktir."
Süfyan radiyallahu anh. Ebû Dâvud.

685. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kisiye yalan olarak her duydugunu anlatmasi yeter!"
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Müslim.

686. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ahirzamanda yalanci deccaller olacaktir. Sizin ve babalarinizin duymadiklari hadîsleri size sunacaklar. Dikkat edin ve onlardan uzak durun da sizi sasirtip saptirmasinlar."
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Müslim.

687. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Dogruluk iyilige ***ürür iyilik cennete iletir. Kisi dogrulukta devam eder durur sonunda Allah katinda "dogrucu" olarak yazilir.
Yalan azip sapmaya iletir azip sapma ise atese ***ürür. Kisi yalan söylemekte devam eder sonunda Allah katinda "yalanci" olarak yazilir."
Ibn Mesûd radiyallahu anh. Buhârî.

688. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kuskulandigini at kuskulanmadigina bak! Dogruluk kalbinin yatistiginda yalan ise kusku duydugundadir."
Ebûl Havra radiyallahu anh. Tirmizî.

689. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yaninda bir adam bir adami övdü. Bunun üzerine söyle buyurdu:
"Onun boynunu vurdun arkadasinin boynunu vurdun! içinizden birinizin mutlaka birisini övmesi gerekiyorsa söyle desin: Allah bilir ama söyle söyle oldugunu saniyorum. Zira Allaha karsi kimse temize çikartilmaz. O kisi hakkinda bildikleri varsa onu söyle söyle saniyorum desin."
Ebû Bekre radiyallahu anh. Buhârî.

690. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bir adam bir adama günahkâr ya da kâfir derse o özellik de onda bulunmazsa bu söz kendisine döner."
Ebû Zer radiyallahu anh. Buhârî.

691. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ölülere sövmeyin! Zira onlar zaten ettiklerini bulmuslardir."
Aise radiyallahu anha. Buhârî

692. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ölülere sövmeyin bu sebeple dirilere eziyet etmis olursunuz."
Mugîre radiyallahu anh. Tirmizî.

693. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ölülerinizin iyiliklerini söyleyin kötülüklerini söylemekten uzak durun!"
Ibn Ömer radiyallahu anh. Tirmizî.

694. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allahim! Senden mutlaka yerine getirmeni umdugum bir söz aliyorum: Ben bir insanim. Kime bir eziyet etmissem sövmüssem lânet etmissem vurmussam bunlari onun için kiyamet gününde sana yaklastiracak bir rahmet ve o kisinin sevabinda bir artis nedeni eyle!"
Ebû Hureyre radiyallahu anh. Buhârî.
Öldürmek istediginiz
kuduz bir köpek dahi olsa
ona iskence yapmayiniz.
Hz. Muhammed (S.A.V.)
Nasil bir hayat yasiyorsaniz öyle ölürsünüz.
Nasil öldüyseniz
öyle de dirilirsiniz.
Hz. Muhammed (s.a.v.)
Hicretin en faziletlisi Allah'in sevmedigi seyleri terletmendir.
Hz. Muhammed (s.a.v.)
Ravi: Ebu Eyyub
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eger siz hiç günah islemeseydiniz Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize günah isleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) magfiret edecegi kimseler yaratirdi."

Kaynak: Müslim Tevbe 9 (2748); Tirmizi Da'avat 105 (3533)

Ravi: Ebu Hüreyre
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki eger siz hiç günah istemeseniz Allah sizi toptan helak eder; günah isleyen arkadan da istigfar eden bir kavim yaratir ve onlari magfiret ederdi." [Rezin su ziyadede bulundu: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Nefsim elinde bulunan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun ki günah islemediginiz takdirde ondan daha büyük olan ucb'e düseceginizden korkarim." [Bu rivayet Münziri'nin et-Tergib ve't-Terhib'inde kaydedilmistir (4.20)]

Kaynak: Müslim Tevbe 9 (2748)


Ravi: Ebu Hüreyre
Tanim: Resulullah (sav) (bir hadis-i kudsi'de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah isledi ve: "Ya Rabbi günahimi affet!" dedi. Hak Teala da: "Kulum bir günah isledi; arkadan bildi ki günahlari affeden veya günah sebebiyle cezalandiran bir Rabbi vardir." Sonra kul dönüp tekrar günah isler ve: "Ey Rabbim günahimi affet!" der. Allah Teala Hazretleri de: "Kulum bir günah isledi ve bildi ki günahi affeden veya günah sebebiyle cezalandiran bir Rabbi vardir. Sonra kul dönüp tekrar günah isler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teala da: "Kulum günah isledi ve bildi ki günahi affeden veya günah sebebiyle muaheze eden bir Rabbi oldugunu bildi. Diledigini yap ben seni affettim!" buyurdu."

Kaynak: Buhari Tevhid 35; Müslim Tevbe 29 (2758)


Ravi: Enes
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri diyor ki: "Ey Ademoglu! Sen bana dua edip (affimi) ümid ettikçe ben senden her ne sadir olsa aldirmam ben seni affederim. Ey Ademoglu! Senin günahin semanin bulutlari kadar bile olsa sonra bana dönüp istigfar etsen çok olusuna bakmam seni affederim. Ey Ademoglu! Bana arz dolusu hata ile gelsen sonunda hiç bir sirk kosmaksizin bana kavusursan seni arz dolusu magfiretimle karsilarim."

Kaynak: Tirmizi Da'avat 106 (3534)


Ravi: Cündeb
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam: "Vallahi Allah falancayi magfiret etmiyecek!" diye kesip atti. Allah Teala Hazretleri de: "Falancaya magfiret etmiyecegim hususunda yemin eden de kim? Ben ona magfiret ettim senin amelini de iptal ettim!" buyurdu."

Kaynak: Müslim Birr 137 (2621)


Ravi: Ebu Hüreyre
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni Israil'de birbirine zid maksad güden iki kisi vardi: Biri günahkardi digeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan digerine günah islerken rastlardi da: "Vazgeç!" derdi. Bir gün yine onu günah üzerinde yakaladi. Yine "vazgeç" dedi. Öbürü: "Beni Allah'la basbasa birak. Sen benim basima müfettis misin?" dedi. Öbürü: "Vallahi Allah seni magfiret etmez. Veya: "Allah seni cennetine koymaz!" dedi. Bunun üzerine Allah ikisininde ruhlarini kabzetti. Bunlar Rabbülaleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teala Hazretleri ibadette gayret edene: "Sen benim elimdekine kadir misin?" dedi. Günahkara da dönerek: "Git rahmetimle cennete gir!" buyurdu. Digeri için de: "Bunu atese ***ürün" emretti. Ebu Hüreyre (ra) der ki: "(Adamcagiz Allah'in gadabina dokunan münasebetsiz) bir kelime konustu bu kelime dünyasini da ahiretini de heba etti."

Kaynak: Ebu Davud Edeb 51 (4901)


Ravi: Ebu Hüreyre
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam vardi (günah isteyerek nefsine zulmetmekte) çok ileri idi. Ölüm gelip çatinca ogullarina dedi ki: "Ben ölünce cesedimi yakin külümü iyice ezin ve rüzgarin önünde saçin Allah'a yemin olsun eger Rabbim beni bir yakalarsa hiç kimseye vermedigi azabi verir!" Ölünce bu söyledigi ona yapildi. Allah da arz'a emrederek: "Sende ondan ne varsa bana toplayiver!" dedi. Arz da topladi. Adam ayakta duruyordu. "Sen böyle bir vasiyeti niye yaptin?" diye Rabb Teala sordu. "Senden korktugum için ey Rabbim" cevabini verdi. Allah Teala hazretleri bu cevap üzerine onu affetti."

Kaynak: Buhari Tevhid 35 Enbiya 50; Müslim Tevbe 25 (2756); Muvatta Cenaiz 51 (1 240); Nesai Cenaiz


Ravi: Imran Ibnu Husayn

Tanim: Mescidde Resulullah (sav)'in huzuruna girmistim. (O sirada) Beni Temim kabilesinden bir grup insan geldi. Onlara: "Ey Beni Temim size müjde olsun!" diyerek söze baslamisti. Onlar hemen: "Bize müjde verdin öyle ise (beytül-malden) iki kere bagis yap!" diye talepde bulundular. Onlarin bu cevabi karsisinda Resulullah (sav)'in yüzünden rengi atti. Hz. Peygamber (sav)'in huzuruna (Hayberin fethi sirasinda) Yemen halkindan bir grup (Es'ari) girmisti. Onlara: "Ey Yemenliler! Beni Temim 'in kabul etmedigi müjdeyi siz bari kabul edin!" dedi. Onlar: "Kabul ettik ey Allah'in Resulü!" dediler ve arkadan ilave ettiler: "Biz dinimizi ögrenmeye ve bu (yaratilis) isinin basi ne idi onu senden sormaya geldik!" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sav) mahlükatin ve Ars'in baslangicini anlatmaya basladi: "Bidayette Allah vardi O'ndan önce baska bir sey yoktu. O'nun Ars'i suyun üzerinde bulunuyordu. Sonra gökleri ve yeri yaratti. Sonra zikr (denen kader defterinde ebede kadar cereyan edecek) her seyi yazdi."

Kaynak: Buhari Megazi 67 74 Bed'ul-Halk 1 Tevhid 22; Tirmizi Menakib 3946


Ravi: Ebu Rezin el-Ukeyli
Tanim: Ey Allah'in Resulü dedim "mahlukatini yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi?" Bana su cevabi verdi: "el-Amd'da idi. Ne altinda hava ne de üstünde hava vardi. Arsini su üzerinde yaratti." (Ahmed Ibnu Hanbel dedi ki: "Yezid sunu söyledi: "el-Ama yani "Allah'a birlikte baska bir sey yoktu" demektir.")

Kaynak: Tirmizi Tefsir Hud (3108)


Ravi: Tarik Ibnu Sihab
Tanim: Ömer Ibnu'l Hattab dedi ki: "(Birgün) Resulullah (sav) aramizdan dogrularak mahlukatin ilk yaratilisindan baslay__ak (geçmis olan ve gelecek olan bütün safhalari) cennet ehlinin cennete cehennem ehlinin cehenneme girmesine kadar anlatti. Bunu bir kismi ögrendi bir kismi unuttu."

Kaynak: Buhari Bed'ul-Halk 1

Ravi: Ibnu Mes'ud
Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri akli yarattigi zaman ona: "Gel!" dedi o da geldi. Sonra "Geri dön!" diye emretti. O da geri döndü. Bunun üzerine akla sunu söyledi: "Ben kendime senden daha sevgili olan baska bir sey yaratmadim. Seni nezdimde mahlukun en sevgilisi olana bindirecegim." [Rezin ilavesi]

Kaynak: Rezin


Ravi: Abbas Ibnu Abdilmuttalib
Tanim: Batha nam mevkide aralarinda Resulullah (sav)'in da bulundugu bir grup insanla oturuyordum. Derken bir bulut geçti. Herkes ona bakti. Resulullah (sav): "Bunun ismi nedir bileniniz var mi ?" diye sordu. "Evet bu buluttur!" dediler. Resulullah (sav): "Buna müzn de denir" dedi. Oradakiler: "Evet müzn de denir" dediler.

Bunun üzerine Resulullah (sav): "Anan da denir" buyurdu. Ashab da: "Evet anan da denir" dediler. Sonra Hz. Peygamber (sav): "Biliyor musunuz sema ile arz arasindaki uzaklik ne kadardir?" diye sordu. "Hayir vallahi bilmiyoruz!" diye cevapladilar. "Öyleyse bilin ikisi arasindaki uzaklik ya yetmis bir ya yetmis iki veya yetmis üç senedir.

Onun üstündeki sema(nin uzakligi da) böyledir." Resulullah (sav) yedi semayi say__ak her biri arasinda bu sekilde uzaklik bulundugunu söyledi. Sonra ilave etti: "Yedinci semanin ötesinde bir deniz var. Bunun üst sathi ile dibi arasinda iki ema arasindaki mesafe kadar mesafe var. Bunun da gerisinde sekiz adet yabani keçi (süretinde melek) var.

Bunlarin sinnaklari ile dizleri arasinda iki sema arasindaki mesafe gibi uzaklik var sonra bunlarin sirtlarinin gerisinde Ars var Ars'in da alt kismi ile üst kismi arasinda iki sema arasindaki uzaklik kadar mesafe var Allah bütün bunlarin fevkindedir"

Kaynak: Tirmizi Tefsir Hakka (3317); Ebu Davud Sünnet 19 (4723); Ibnu Mace Mukaddime 13 (193)

Ravi: Ebu Zerr
Tanim: Günes batarken Resulullah (sav) ile birlikte mescidde idim. Bana: "Ey Ebu Zerr biliyor musun bu Günes nereye gidiyor?" diye sordu. Ben: "Allah ve Resulü daha iyi bilirler!" dedim. "Arsin altina secde yapmaya gider bu maksadla izin ister kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyecegi izin isteyip izin verilmeyecegi zamanin (kiyametin) gelmesi yakindir.

O vakit kendisine: "Geldigin yere dön!" denir. Böylece battigi yerden dogar. Bu durumu Cenab-i Hakk'in su sözü haber vermektedir. (Mealen): "Günes duracagi zamana dogru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alim olan Allah'in takdiridir" (Yasin 38).

Kaynak: Buhari Tefsir Ya-sin 1 Bed'u'l-Halk 4 Tevhid 22 23; Müslim Iman 250 (159); Tirmizi Tefsir Y

Ravi: Cübeyr Ibnu Mut'im
Tanim: Resulullah (sav)'a bir bedevi gelerek: "Ey Allah'in Resulü (kurakliktan) insanlar mesakkate düstüler. Aile efradi zayiata ugradi. Hayvanlarimiz da helak oldular. Bizim için Allah'a dua et su göndersin. Zira biz Allah'a karsi senin sefaatini sana karsi da Allah'in sefaatini taleb ediyoruz!" dedi. Resulullah (sav) adama su mukabelede bulundu: "Yazik sana söyledigin seyin idrakinde misin? Sübhanallah!" Resulullah (sav) sübhanallahlari o kadar tekrar etti ki bunun tesiri Ashab'in yüzünden okunmaya basladi.

Sonra Resulullah (sav) sözüne söyle devam etti: "Yazik sana mahlukatindan hiç kimseye karsi Allah sefaatçi kilinmaz. Allah'in sani böyle bir sey yapmaktan çok yücedir. Bak hele! Sen Allah'in (azametinin) ne oldugunu biliyor musun? O'nun Ars'i semavatinin söyle üzerindedir. -Parmaklariyla isaret ederek- tipki üzerinde bir kubbe gibi. Ars Zat-i Zülcelal sebebiyle inleyip ses çikarir tipki süvarisi sebebiyle atin ses çikarmasi gibi."

Kaynak: Ebu Davud Sünnet 19 (4726)


Ravi: Ebu Hüreyre
Tanim: Resulullah (sav) bir gün elimden tuttu ve su açiklamayi yapti: "Allah topragi cumartesi günü yaratti. Ondaki daglari pazar günü yaratti; agaçlari pazartesi günü yaratti. Mekruhlari sali günü yaratti. Nuru çarsamba günü yaratti ve onda hayvanlari persembe günü yaydi. Hz. Adem (a.s)'i cuma günü ikindi vaktinden sonra ikindi ile gece arasindaki gündüz vaktinin en son saatinde en son mahluk olarak yaratti."

Kaynak: Müslim Sifatu'l-Kiyame 27 (2789)


Cennet ehlinden her birinin iki kadini vardir ki vücutlarinin seffafligindan baldir kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür. Ehl-i Cennet arasinda ne ihtilaf vardir ne de düsmanlik; gönüller sanki bir gönül sabah aksam Allah'i tesbih ederler" (Buhârî).
Ümmü Seleme Peygamber (s.a.s)'e bir gün "Ya Rasûlüllah! dünyada ki kadinlari mi yoksa Cennetteki hûrîler mi daha iyidir?" diye sorar. Rasûlüllah (s.a.s); "Dünyadaki kadinlarin üstünlügü yüzün astara üstünlügü gibidir" diye cevap verir. Ümmü Seleme; "Niçin" deyince O söyle cevap verir; "Dünyadaki kadinlar namaz kildiklari oruç tuttuklari ve birçok ibadetlerde bulunduklari için" (Tabarânî'den naklen; Mevdûdî Tefhîmü'l-Kur'ân Terc. VI. 81).


Bes seyden önce bes seyi ganimet biliniz.
-Ihtiyarlik gelmeden gençligi
-Hastalik gelmeden sagligi
- Fakirlik gelmeden Zenginligi
- Mesguliyet gelmeden zamani
- Ölüm gelmeden ömrü
Hz. Muhammed (Sav)

TEFEKKÜR Bir hadisi serifte:

"Bir saatlik tefekkür bir senelik ibadetten hayirlidir" buyurulmustur. Öyle olur ki bir saat gelir gönle bir endise düser bir ömür boyu elde edemedigini o saatte o düsünce ile elde edilebilir bu sebepledir ki o bir saatlik tefekkür çok çok hayirli olabilir. Tefekkür sahalari marifetullah ise - ki her mü'minin yegane gayesi bu olmalidir- bunun içinde kulun tefekkürü ya dinin emir ve nehiyeleri üzerinde olur ya da Allah'ü Teala'nin esma ve sifati üzerinde çok çok hayirli olabilir.

Tefekkür sahalari marifettullah ise - ki her mü'minin yegane gayesi bu olmalidir- bunun için de kulun tefekkürü ya dinin emir ve nehiyleri üzerinde olur ya da Allah'ü Teala'nin esma ve sifati üzerinde olur ya da O'nun (cc) ilahi sanatlarinin inceliklerini düsünür. Kulun Hakk'in zati üzerinde teekkür etmesini Hakk Teala sevmez ve istemez hatta bu yasaklanmistir. Kul önce kendini düsünmeli nefsi emmareden kurtulup Allahü Teala'nin (Casiye suresi 23. ayet) "Ey Muhammed heva ve hevesini ilah edinen ilmi oldugu halde Allah'in sasirttigi....

" buyrugunca bunlardan kurtulup sonra Allah'ü Teala'nin sifatlarini ibadetlerini ve sekillerini dualarin ve münacatlarin manalarini düsünmelidir. Aslinda kulun Allah'ü Teala'nin zati düsünmeye gücü yetmez. Bunlar kulun bilgi ve tahammül gücünü asar ama peygamberler ve onlarin varisleri olanlar istisna çünkü Allah'ü Teala onlara onun yaninda birçok haslet bahsetmistir. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz bir dogdugunda bir de dört yasinda iken -ki buna sütkardesi Hz. ?eyma sahit olmustur- bir de Mi'raç gecesi manen ameliyat edilerek Allah'ü tel! a'nin cemalini görmeye hazirlanmistir.

Bilgi yönüyle de öyledir onlarin (Peygamberler ve varislerinin) bilgileri Allah'ü Tealanin bilgisi yaninda okyanusla damla misali gibidir anlattiklarida bildiklerinin yaninda aynen deryadaki damla gibidir. Alemlerdeki her sey O'nun (cc) sanatadir. Yaratilan insan cin melek... vs. ne varsa (evveldeve ahirde) Allah'ü Teala'nin ilmi yaninda olanlarin ilmi bir hiçtir. Hakki tanimayan O'na (cc) dost olmayan cahil kalir. Kendi basina ögrendikleri de birseye yaramaz.

Kisi düsünmelidir ki ars kürs yedi kat gök ve yedi kat yer ve bunlarin arasindakiler canli veya cansiz ne varsa O'nun (c) kudreti karsisinda bir zerre hükmündedir dilerse bir anda yokeder dilerse bir anda diledigi kadar halkeder. Tefekkürün neticesi marifetillahin isaretleri ve Allah (cc) sevgisinin sifatidir. Tefekkürle bu sifati kazanan kisi en serefli kisi konumundadir. Tefekkür mü'mine anlayis ve feraset kazandirir.
 
Son düzenleme:

Konuyu görüntüleyenler

  • Din Kültürümüz
  • Hadis, Kıssa, Dua, Sünnet
  • Yasal Uyarı Görmek İçin Tıkla
    Geri
    Üst
    Combeki Media